Metin Kutusu:
ANASAYFA
 
HAKKIMIZDA İLETİŞİM

 Bugün :   

  BİTKİLERİN BAKIMI....

Evde bitlikleri nereye koymalıyız ?

     Evinizin içerisinde her nokta bitki yetiştirmek, onları başarılı bir şekilde büyütmek için uygun değildir. Seçilen yerin bitkinin belirli temel ihtiyaçlarını karşılaması gerekir, bitkinin yerleştirildiği yer bitkiler için gerekli ışığı almalı yeterli nem ve uygun sıcaklık sağlanmalıdır. Işık, nem ve sıcaklık başarılı bitki yetiştirmenin üç önemli faktörüdür. Bitkileri ev içerisinde koyacağınız yere karar verirken bu faktörleri daima dikkate almalısınız.

Daima hatırımızda tutacağımız noktalardan birisi de bitkiler pencereye çok yakın kondukları taktirde uzun süre direkt güneş ışığına maruz kalmalarıdır. Bitkilerin büyük bir bölümü doğrudan güneş ışığını sevmezler. Bitkilerle ilgili diğer bir problem de bitkilerin pencerelerin çok yakınına konulduğunda ortaya çıkar. Özellikle kışın dış ve iç sıcaklık arasındaki fark şaşırtıcı derecede büyüktür. Bitkinin bir tarafı odanın ılımlı havasından yararlanırken diğer tarafı camdan geçip gelen soğuk havanın etkisine maruz kalacaktır. Bitkilerin zarar görmesine neden olacak derecede uzun süre pencerelere dayanmasına dikkat edilmelidir.

Işık

Günümüzde salon bitkileri çoğunlukla seralarda yetiştirilir. Ancak bu konu sözü edilen bitkilerin gelişme alışkanlıklarının değişmesi olarak düşünülmemelidir. Bitkilerin doğal çevrelerinde ışığa gereksinimleri olduğu için salon bitkilerine uygun miktarda ışık sağlanması gerekir. Bitkilerin gerektiği şekilde gelişme ve büyümeleri için ışık çok önemli bir faktördür. Söz konusu bitkiler çok karanlık bir yere konulduğunda bitki sağlıklı görüntüsünü kaybeder. Oysa pencere kenarına ya da yakınına konulduklarında sağlıklı geliştikleri görülür. Açık renkli bir duvar karşısında bitkilerin daha iyi gelişmeleri ve koyu renkli bir duvar karşısında ise kötüleşmesinin nedeni de budur. Eğer çiçekler karanlık bir yere konulmak zorunda kalırsa bu sorun yapay bir ışık kullanılarak çözümlenebilir. Yapay ışık uygulamada en iyi yöntem florasan lambaların kullanılmasıdır. Bitkiler başka bir odadan yansıtılmış ışık sağlanan bir yere konuldukları zaman daha iyi gelişirler. Direkt ışık kaynağı almayan bir odada bile özenli bir yönlendirme yapılabildiğinde bitkiler uygun bir gelişme sağlayabilecek yeterli yansıtılmış ışığı alabilirler.

Sıcaklık

Evlerde yetiştirilen salon bitkileri,seralardan gelmiş olsalar bile, bizim sahip olduğumuzdan daima ılık iklim kökenlidir. Afrika menekşeleri ve çöl kaktüsleri gibi bitkiler fazla sıcaklık isterler ve dışarıya bahçeye konulduklarında yaşamlarını sürdüremezler. Sürekli ve sık sık değişikliklerin olduğu yerler onlara zararlı olacaktır. Hol radyatörlerinden sıcaklık uçup giderken ön kapı her zaman soğuk hava akımlarına açıktır. Bu çeşit düzensiz sıcaklık değişiklikleri bitki için zararlıdır. Yazın sıcaklık kışa göre 5-10°C daha fazla olmalıdır. 97-99. sayfalarda resimlerle açıklanan bitkiler için ideal sıcaklıklar belirtilmiştir.

27-28°C (80°F)
Yüksek hava nen de salon bitkileri için maksimum sıcaklık
22-23°C (72°F)
Salon bitkilerinin büyük çoğunluğu için maksimum sıcaklık.
15-16°C (60°F)
Tropikal salon bitkiler için en düşük sıcaklık.
12-13°C (45°F)
Bilinen salon bitkileri için minimum sıcaklık.
5-10°C(36°F-42°F)
Dayanıklı salon bitkileri için kış sıcaklığı.

Nem

Bitkiler yetişme ve gelişmeleri için gereken besin maddelerini kökleri vasıtasıyla emdikleri suyla birlikte alırlar. Saksıdaki toprak nispeten. Steril musluk suyu ile sulanırsa kompostta bulunan besin elementlerini alabilir. Bir süre sonra toprak fakirleşir veya besin maddeleri süzülür gider. Bu nedenle bitkilere düzenli aralıklarla, bitki bakım rehberinde belirtildiği gibi haftada bir ya da 15 günde bir, suya ilave edilmiş bitki besini formunda ekstra besin maddesi verilmesi gerekir.
Yarayışlı bitki besin maddelerinin çeşitli tipleri vardır. Bunlarla birlikte daima kullanılma önerileri göz önünde tutulmalıdır.
Çok sayıda besin elementlerini içerdiği için yağmur suyu musluk suyundan daha yararlıdır.
Bu nedenle, eğer mümkünse, yağmur suyunun bitkilere püskürtülmesi en iyi yoldur. Bu yalnızca bitkilere yararlı olmakla kalmaz, aynı zamanda kireçsiz olduğu için yapraklar üzerinde çirkinliğe neden olan beyaz lekeleri de azaltır. Püskürtmeden kaynaklanan bu lekeler hoş değildir, ancak sıvı, sprey formunda kullanılabilen yaprak parlatıcıları "Life Shine" ile kolayca uzaklaştırılabilirler. Eğer sıvı for-mundaysa,madde az miktarda suda çözülür ve bu solüsyonla yapraklar silinir. Böylelikle yapraklar güzel ve sağlıklı bir parlaklık kazanırlar.
Püskürtme özellikle, kışın ısıtma sistemleri nedeniyle kurulaşan atmosferde daha büyük önem taşır.
Bitkiler, yaprakları arasında iyi bir şekilde dağıtılmış buhar veya suya ihtiyaç duyarlar. Fazla su zarara neden olabilir. Ancak bitki spreyleriyle hafif bir yağmurlama kesinlikle herhangi bir zarar meydana getirmez.

 

Uygun Su miktarı

Yeterince "nemli tutulması gerekir" sözü bitkinin su ihtiyacı konusunda bir açıklık getirmemektedir. Bitkilerin su ihtiyacının ne zaman ve ne kadar olacağını bilebilmek için tecrübe gerekmektedir. Burada parmak uçlarınız zamanla tecrübe kazanacak ve ıslak (suyun topraktan sızması), orta nemli ve kuru (parmağın nem hissetmemesi) arasındaki farkı hissedecektir. Bu basit yöntemi uyguladığınız sürece günden güne fark eden toprak neminin derecesini ölçer hale gelebilirsiniz. Aynı zamanda saksının dibi ve altındaki tabağı da sık sık kontrol edilmelidir. Saksının drenajı iyi yapılmalı su dipte birikmemelidir.

Uygun Su çeşidi

Pek çok yerde musluk suyu iyi bir sulama suyu olamaz. İçindeki kireçten ileri gelen sertlik fazla olursa Açelya, Ortanca, Orkide gibi kirece duyarlı bitkiler bundan zarar görürler. Musluk suyunun sertliği, basit yumuşatıcılarla düşürülebilir. Yumuşak su, yağmur suyundan, buzdolabı defrost suyundan veya bazı su kaynaklarından sağlanabilir. Sudan ileri gelen zararlı maddeler saksı toprağının yüzünde toplanır. Her yıl saksı toprağının üst katmanını atıp, saksı değiştirmek bitki için oldukça faydalıdır.

Suya batırarak sulama

Suya batırma sadece yazın ve iyi drenajlı saksılardaki geniş, çalı tipli bitkilerde uygulanan bir metodudur. Uygun bir kabı veya mutfak lavabosunun ılık su ile doldurulup bitkinin içine daldırılmasıdır. Bu şekilde sulamada saksıdan kirli havanın atıldığını gösteren pek çok hava kabarcığının çıktığı gözlenir. Yaklaşık 10 dakika sonra bitki sudan çıkarılarak saksıdan hiç su süzülmeyinceye kadar yarım saat kurutulur. Sonra pencere kenarına yerleştirilir. Taze hava su süzüldükçe köklere doğru nüfus ederek, kökleri uyaracaktır.Bu istemin yazın haftada bir yapılması bitkinin sağlıklı gelişebilmesi açısından çok büyük önem taşır.

Tatiller

Tatile çıktığınızda evdeki bitkilerinizin bakımı nasıl olacaktır? Çoğu kişinin karşılaştığı bir sorundur. Çiçekleri bırakıp iyi olmalarını beklemek yeterli değildir. Birçok bitki yazın bahçeye çıkarılabilir. Saksı kenarı toprağın altında kalacak biçimde toprağa sokulur. Böylece saksıdaki toprağın kuruması önlenir. Bitkilerinizi evde bırakmak zorunda iseniz, bitkilere birkaç hafta yetecek besinleri ve suyu sağlayacak birçok buluştan yararlanabilirsiniz. Bir çeşit bitki kabı olan ve su absorbe eden köpükten yapılmış bir buluş aynı zamanda besin maddesi de içermektedir.
Eski usulde ise bitkiler banyo kenarına konur ve emici yün iplikler vasıtasıyla her bitkiye yavaş fakat düzenli su sağlanır. Benzer bir sistem, büyükçe bir kova ya da kase ile herhangi bir yere kurulabilir. Bununla birlikte evde bulunulmadığı zamanlar bitkilerin doğrudan güneş ışığı alan fazla ısıtılmış bir odada bulundurulmaması gerektiği akıldan çıkarılmamalıdır.

Öneriler

Çakıl Üzerinde Çiçek Soğanı: Kasım-Aralık aylarında çiçek açan Narcissus ve Hyacintus soğanları Eylül ayı sonunda çakıl taşları ile hazırlanan dikim yerine yerleştirilir. Bu bir cam kase olursa bitkinin köklenmesini izlemek mümkündür.

Yapraklar da kireç lekeleri: Buna çok miktarda kireçli su püskürtülmesi neden olur. Ancak bu lekeler sprey ya da sıvı şekilde bulunan yaprak parlatıcıları ile giderilebilir.

Yapraklanın temizliği: Süs bitkilerinin yaprakları üzerinde zamanla tpz tabakaları oluşur. Bu tozlar yaprak gözeneklerinin kapanmasına dolayısıyla solunuma engel oldukları için bitkinin yaşam fonksiyonlarında aksamalar meydana gelir. Bu gibi sorunları ortadan kaldırmak için yaprakların bir sünger yardımıyla oda ısısında olan kireçsiz su ile temizlenmeleri gerekir.

Sabun ve Alkol: 24 gr sabun, 1 İt su ve 10 cc alkol karıştırılarak bir eriyik elde edilir. Bu karışım evde kolayca hazırlanan etkili bir ilaçtır. Bitkilerin öz sularını emerek yaprak kıvrılması ve şekil bozukluğuna yol açan yaprak bitlerine karşı kullanılabilir.

Yer değişikliği: Bitkilerin sıkça yer değiştirmesi son derece sakıncalıdır. Bitkileri yerleştirirken uzun süre kalabileceği yer düşünülmelidir. Yaprakların ve tomurcukların dökülmesi gibi sakıncalar yaratabilir.

Sulama: Soğuk su bitkilerde yaprak lekeleri, doku, kök çürükleri gibi zararlar yapabilir. Sulama genellikle oda sıcaklığında kireçsiz su ile yapılmalıdır.

Kirli saksılar: Bitki hastalık etmenlerinin uygun gelişme yerleridir. Saksı ister plastik, ister toprak olsun boşaltıldığı zaman iyice temizlenmelidir. İçinde soda bulunan sıcak su ile fırçalanmalı ve durulanmalıdır.

Tırmanan bitkileri nasıl desteklemeli: Bazı tırmanıcı bitkiler duvar üstünde sağlam bir pençeye sahiptirler. Bazı türlerin tırmanabilmesi için yardım gereklidir. Bu yardım, duvara vida monte edilip sürgünlerin ince teller yardımıyla bunlara tutturulması suretiyle olabilir. Duvara tel gerebilir, ağaç direkler koyabilirsiniz. Ancak yapılan düzenlemede bitkinin yeterli ışık alması gerektiği unutulmamalıdır.

Başka destek çeşitleri: Bazı küçük bitkiler, saksıya demir çember monte edilip bununla desteklenirler. Stephanotis, Ho-ya carnosa gibi ince sürgün veren bitkiler için demir çember son derece uygundur. Fakat Philo-dendron, daha büyük bir destek ister. Bu tür bitkilerin desteklenmesinde; üzeri yosun veya sünger kaplı plastik bir boru kullanılabilir. Yosunlar, boruya naylon ipler ile bağlanmalı, zaman zaman da ıslatılmalıdır. Böylece bitkinin hava kökleri yosunlar arasına girip desteğe tutunacaklardır.

Saksı değiştirme

Belirli kurallara dikkat edildiği sürece saksı değiştirmek zor değildir.
Saksı değiştirmede dikkat edilecek hususlardan biri bitkinin fizyolojik durumu ile ilgilidir. Büyümenin gözle görünür yavaşlaması, bitki renginde solgunluk (hastalık haricinde) köklerin saksının deliklerinden çıkması gibi. Diğer önemli bir husus da, değiştirilecek saksılarla ilgilidir. Eğer saksı yeni ise kullanılmadan önce kireçsiz suda 24 saat bekletilmeli suyu tamamen emmesi sağlanmalıdır. Bu kural toprak saksı için geçerlidir. Eski saksılar ise içi ve dışı su altında iyice fırça ile temizlendikten sonra kullanılmalıdır. Temel kurallardan birisi de saksı drenajının iyi olmasıdır. Suyun saksının dip kısmında birikmesi köklerde çürümeye yol açacaktır. Ancak kırık saksı parçalarıyla yapılan basit bir drenaj (suyun akışının düzenlenmesi) çıkabilecek problemleri ortadan kaldıracaktır.
Değiştirme işlemine gelince; Değiştirilecek saksıdaki bitki toprak yüzeyinden sol elin yüzük parmağı ile işaret parmağı arasına alınır, saksı sağlamca tutularak ters çevrilir. Saksının bir kenarı hafifçe sert bir yere vurularak bitkinin serbestçe saksıdan çıkması sağlanır. Yeni saksının dip kısmındaki su akıtma deliğinin üzerine birkaç saksı kırığı konduktan sonra üzerine 3 cm kadar taze toprak konur, bitkinin köklerinden, eski toprak silkelendikten sonra saksının ortasına gelecek şekilde oturtulur. Kalan boşluk taze toprakla saksının üst düzeyinde 1-2 cm boşluk kalacak şekilde doldurulup sert bir yere vurularak toprağın sıkışması sağlanmalıdır. Değiştirme işlemi bittikten sonra toprak tümüyle nemli duruma gelinceye değin su verilir ve güneş ışığı almayan aydınlık, ılık bir yere yerleştirilerek köklerin yeni ortamlarına uymaları sağlanır.
Saksı toprağının değiştirilmesi gibi gevşetilme yoluyla havalandırılması da önemlidir. Bu işlem için.uç kısmı hafif sivri tahta çubuktan yararlanılabilir. Köklerin zarar görmemesine dikkat edilmelidir.

Budama

Salon bitkilerinin çoğu, kış soyunca büyümelerini durdurur-ar. Dinlenme devresi Şubat ayında sona erer ve yeni bir büyüme mevsimi için uyanırlar. Gövdeleri odunsu yapıda ve fazla boylanma özelliğine sahip olan salon bitkilerinin alt kısımlarından başlıyarak dallanmalarını sağlamak için budama gereklidir. Bazı bitkiler çok uzun olarak bazıları da enlemesine büyürler. Dikkatli bir budama sonucunda doğal şekillerini yeniden kazanabilirler.Budama genellikle ilkbaharda yapılır. Bazı bitkiler ise çiçekleri geçtikten sonra budanır.Büyüme döneminde daha hızlı gelişen üst sürgünleri zayıflatmak için yumuşak tepe sürgünleri alma ile yan dallarının daha iyi gelişmesi ve daha bol çiçeklenmesi sağlanır. Aynı zamanda bitki üzerindeki açıp geçen çiçekleri sapları ile birlikte kesilmeleri gerekir. Budama kısımlarından aynı zamanda çelikte alınabilir. Doğru olarak yapıldığı sürece bitkiye hiçbir zarar getirmeyeceği gibi devam eden büyümeye daha iyi gelişme şansı verir. Budamada kullanılacak aletler keskin olmalıdır. Aksi halde kapanmayan yaralar bitkiyi çürütüp ölmelerine neden olacaktır.
Bonsai: Japon ve Çin adetlerinden olan bu kültürün en çarpıcı özelliği; gelişimini tamamlamış, yapraklanması ve çiçeklen-mesi bakımından büyük bir ağacın tüm özelliklerini taşıyan minyatür bir modeli olmasıdır. Küçük görünüşünü koruyabilmek için zaman zaman budama gereklidir. Aydınlık, serin bir ortamda bulundurulmalı su püskürtülerek nemlendirilmelidir.

AYLARA GÖRE BAKIM


Bahçe ve çiçek bakımı; hergün, belirli zaman ve mevsimlerde ve gerektikçe olarak sınıflandırılabilir. Söz konusu bakım tedbirleri mevsim dönemleri içerisinde aylara bölerek anlatmadan önce, yurdumuzda mevsimlerin bölgeler itibarı ile farklı zamanlarda başladığını ve farklı seyrettiğinin unutulmaması gerekir. Bu nedenle bulunduğunuz yerin iklim özelliklerini mutlaka gözönünde bulundurunuz.

OCAK
Kötü havalar boyunca, saksılardaki ve tahta sandıklardaki bitkiler sulanmaz; ama soğukların daha ılımlı olduğu Ege ve Akdeniz yörelerinde sıcaklık 10 derece, havada kuru olduğu zaman az miktarda sulama yapılabilir.
Gül ağaççıklarının düzenli aralıklarla gözden geçirilmesi, güllerde erken bir tomurcuklanma görülürse hemen budamaya başvurulması gerekir. Tırmanıcı bitkilerin dolandıkları kafes biçiminde yapıları onarma işlemine bu bitkilerin tomurcukları çıkmadan başlanmalıdır; bahçedeki bu tür yapıların üstünde biriken kar temizlenir ve hem tırmanıcı bitkilerin, hem taşıyıcı çatıların durumu gözden geçirilir. Genellikle toprak yüzeyinde rüzgar, az sulama ve soğuk nedeniyle çok tehlikeli bir kabuk oluşur; sık sık kırılıp yok edilmezse, bitki köküne zarar vermesinin yanı sıra, çürümeye, hayvansal ve bitkisel asalakların yayılmalarına yol açar.

ŞUBAT


Çiçek vermeyi kesen ağaççıklar ve yeniden çiçek veren gül fidanları budanır. Ayın sonuna doğru lüksürlerin ilk budamaları yapılır. Yeniden düzenlenecek alanlar bellenir. Camlı bölmelerde yıllık otsu bitkiler ekilir; floks, mavi sukeneviri, petunya, hintgülü, menekşe, zinya, aslanağzı,vb. Özel bir ekme bölümü yoksa bu işlem Mart-Nisan aylarında yapılmalıdır.
Çim alanlarda kış gübrelemesi önceki aylarda yapılmadıysa bu ay yapılmalıdır.

Şubat ayı, balkonu düzenlemeye başlamak, konuma elverişli bitkileri seçmek için en uygun aydır. Evde camlı bölmelerde yada üstü kapalı sandıklarda bitki yetiştiriliyorsa, tehlikeli olabilecek oranda nem birikmesini önlemek ve bitkilerin solumalarını sağlamak için cam ve kapakları sık sık açılmalıdır: Bu işlem gündüzleri yapılmalı ve cam ile kapakların açılmaları, bir saatten çok sürmemelidir. Güller Ocak ayında budanmamışsa budama bu ay yapılmalıdır.

MART


Kış aylarında bitkileri korumak için toprağa serilen saman, turba, bitki yaprağı, vb.'den oluşan örtüler son kez yenilenmelidir.Sonbaharda yada kış boyunca tohum olarak ekilen bitkilerin yerlerine dikilmesine de Mart ayında başlanır. Tırmanıcı bitkilerin sarıldıkları yerlerdeki bağlar, bağlantı yerleri elden geçirilir. Ayın sonuna doğru sardunyaların ve öbür çok yıllık bitkilerin saksıları bol gübreli yeni çürük toprağı kullanılarak değiştirilir. Bitkiler don olayından zarar görmüşlerse yenilenirler. Morsalkım bitkisi budanır. Mart ayında fazla nemini kaybetmeye başlayan toprağın tava gelmesi ile üzerinde her türlü derin işleme veya çapa işlemi yapılabilir. Bitkilerin yıllık gübre ihtiyacının ilk yarısı bu dönemden itibaren Nisan sonuna kadar verilmelidir. Kullanılacak organik gübrenin yanında metrekareye 30 gr. gelecek şekilde yapay kompoze gübrenin toprağa saçılıp hafif bir çapa ile toprakla karışmasını sağlamak ve sulamak, verilecek organik gübrenin besince takviye edilmesi açısından faydalı olacaktır

NİSAN


En son gül fideleri yerlerine dikilir. Çiçek açan yada güzel yapraklı ağaççıkların dikimine başlanır. Bir havuza yada akvaryuma su altında yaşayan bitkilerin (nilüfer,su sümbülü) yerleştirilmelerine geçilir.
Yaz aylarında çiçek açan yıllık bitkiler (Petunya, mine, ninya, karanfil, camgüzeli, godetya,, vb.) tahta sandıklara ekilir.

Çok yıllık otsu bitkiler ( gündüzsefası, aslanağzı, anbrietia, dimorphoteca, ayçiçeği,vb.) dikilir. Glayörün, soğanlı begonyanın, yıldızçiçeğinin, soğanları toprağa gömülür.

Çiçeklenmeleri yeni bitmiş tırmanıcı bitkilerin ve ağaççıkların budanmasına başlanır. Asalaklara karşı ve çiçekleri korumaya yönelik ilaçlama uygulanır. (Özellikle güllerde bu ay; küllenme mantar hastalığı başgösterebilir; tomurcukları ve yeni yaprakları saran bu mantar, boru biçimine getirerek yaprakların solmalarına yol açar.

Tohum ekilen yetiştirme sandıklarının yada nazik bitki türlerinin bulunduğu saksıların üstleri, gölgelenmelerini sağlayacak bir üst örtü ile kaplanır. Gölgeleme örtüsü saydam muşambadan yapılır

Bu aydan başlayarak sıcaklık ve kuraklığa duyarlı türlerde, saksı toprağının üstleri bir tabaka turbayla kaplanır ve bu bitkilerin sulanması azaltılır.

MAYIS

İlk baharda ekilen soğanların (sümbül, lale, nergis, safran) yıllık otsu bitkilerin ve çiçek veren çok yıllık bitkilerin (çuhaçiçeği, papatya, menekşe, unutmabeni, cerastium) çiçek vermesi biter. Ağaçsıların ( horçiçeği, kiraz, rodedondron, açelya vb.) çiçek vermeleri de sona ererve yeşillikle kaplanırlar ; güller çiçek açmaya başlar. Balkona sardunya,ağaçminesi gibi bitkilerin yanına çiçek veren yada yapraklı ağaçsılar ve tırmanıcı bitkilerde yerleştirilebilir. Balkon çok güneş alıyorsa perde, hasır yada naylon örtülerin uygun biçimde yerleştirilmesiyle ışığı kıran bir düzen kurulmalıdır. Bitkinin yapısal özelliklerine, iklime, kullanılan saksı ve toprak cinsine uygun bir sulama rejimi saptanmalıdır. Bitkilerin aşırı güneşli saatlerde sulanmamaları, sulama suyunun soğuk olmaması çok önemlidir.
Yeşeren soğanların bulunduğu yetiştirme sandıklarına yeni çiçeklerin ekilmesinde iki yola başvurulur: Soğanlar yetiştirme sandıklarında bırakılarak, ayrıca yeni tohumlar ekilir; soğanlar sandıktan alınıp bir kenarda bekletilir ve sandıklara yeni çiçekler ekilir.

HAZİRAN


Tırmanıcı bitkilerin dalları, tırmandıkları yapıya rafya ipiyle bağlanır. İlkbahar sonunda çiçek açan türlerin tohumları toplanmaya başlanır. (Tohumlar güneşli günlerde güneş altında toplanmalı ve kurumaları için gölgelik bir yerde gazete kağıdı üzerine serilmelidir.)
Bitki çiçeklerinden elden geldiğince yararlanılmak isteniyorsa, çiçeklerin taçları solmaya başladığında saplarının ortasından kesilir, biçme denilen bu işlem hem otsu bitkilere, hemde ağaçsılara, hemde yarıağaçsılara uygulanır ve başka goncalar oluşturacak çok sayıda yeni tomurcuğun açmasını sağlar; ayrıca kokulu bitkilerde, tam çiçeklenme dönemine girmelerini geciktirmek için taç goncaları oluşturması açısından çok önemlidir.

TEMMUZ


Bitkilere verilen su artırılmalı ve asalakların oluşmamasına özen gösterilmelidir. Asalak görüldüğünde hemen asalakları yok eden bir ilaçla gerekli koruma önlemleri alınmalıdır; ilaçlamada en önemli nokta, hangi ilacın hangi asalak için etkili olduğunun bilinmesidir. Yaprakların alt yüzlerinde pas renginde toz halinde bir örümcek ağı görülmesi, kırmızı örümcek bulunduğunu gösterir. Temmuz ayında yapılması gereken önemli bir işlemde ayıklama işlemidir; (Kuru ve sararmış yaprakların, küçük ve zayıf dalların, solmaya yüz tutan taçların makasla kesilerek temizlenmesi). Güllerde , aşılı ağaççık ve süs çalılarında dipten çıkan ybani sürgünlerin kesilmesi gereklidir. Ayrıca geçen çiçeklerin temizlenmesine devam edilir. Bu iş güllerde geçen çiçekten sonraki ilk sağlıklı yaprağın üzerinden kesmek suretiyle yapılır.
Yıldız çiçeklerindeki ikinci goncalr kesilip, yalnızca ilk açan ana goncalar bırakılır. (Böylece taçlar daha büyük olacaklardır.)

Temmuz ayı ; ayrıca ağaççıkların daldırma dalı yada dallandırma çubuğu yöntemi ile çoğaltılmalarına en uygun aydır. Leyalak ve güllerde gözaşısı ile üretim zamanıdır.

Yaz boyunca çiçek açan ağaççık ve çalı fomlu bitkilere, yazlık çiçeklere, özellikle güllere besin takviyesi yapılmalıdır. Çiçeklenme dönemi sonunda gübreleme işlemine son verilmelidir.

AĞUSTOS


Ağustos ayında yazlık çiçekler, balkon, teras ve saksılarda bulunan çiçekler dışında gübreleme işlemi son ermiştir. Ön hazırlığı yapılmış ağaç nakilleri bu ayın ikinci yarısından itibaren gerçekleştirilebilir.
Çimler hergün sulanıp haftada birkez kesilir: ay boyunca iki kez "sarı lekelerin" oluşmalarına karşı özel maddeler kullanılarak mikroptan arındırılır.

Nilüfer vb. bitkilerin bulundukları havuzlar eski yaprakların ve solan çiçeklerin çürüyüp suyu zehirlemelerini önlemek için düzenli bir biçimde temizlenir.

Yeşil ağaççık ve çalı formlu bitkilerin ikinci budaması bu ayın yarısından itibaren başlanarak yapılır. Çit bitkilerininde budaması yapılmalıdır. Bu bitkilerin her tarafının ışıktan yararlanabilmesi için yukarıdan aşağıya doğru genişleyen bir budama yapılmalıdır.

Ağustos sonu ile Eylül sonu arası durgun gözaşısı zamanıdır.

Bu ay içerisinde Eylülde çim ekilecek alanların toprak hazırlığı yapılır. Sulama, biçim, yabani ot ayıklama,ilaçlama vb. işlemlere devam edilir.

Asalaklar bulunup bulunmadığını, toprak yüzeyinin kireç bağlayıp (kefekilenme) bağlamadığı sürekli izlenmelidir. Soğanlı bitkilerin, otsu bitkilerin ve ağaçların dipleri özenle temizlenmeli, diş aralıkları dar küçük bir el tırmığı kullanarak çürük toprağı kaplayan kireç tabakası sık sık alınmalıdır.

Ayın 10-15 ine doğru yeni güllerin " dinlenmeye alınması" na, yani yaz budamasının yapılıp, aynı zamanda sulamanın bir süre için kesilmesine başlanır. Böylece, gül fidanlarının normal gelişmeleri durdurulur ve dinlenme boyunca bitkiler, sonraki çiçek verme dönemi için besin ve güç biriktirirler. Sonra, bitkinin hem yaprakları, hem toprağı bolca sulanır, geceleri çiy olan bölgelerde, bitkiler gün battıktan sonra sulanmamalıdır.

EYLÜL


Ağustos ayında tatile çıkılmış ve bitkiler susuzluktan etkilenmişlerse, budanmalıdırlar. Budamadan sonra, bahçe sopasıyla toprağın sert ve tıkız tabakası kaldırılarak bitki iyice beslenip, bolca sulanmalı, sonrada organik yada mineral gübreyle gübrelenmelidir.
Bitkinin yeni bir çiçek verme dönemine girmesi istendiğinde, bolca budanmalı, yaprakları her 5 günde bir üçkez ıslatılmalı, yapraklar ıslatılırken suyun içerisine hormon uyarıcı bir madde koyulmalı, haftada iki kez kökten yapılan sulamada flor bazlı bir madde kullanılmalı, arkadan hemen demir sülfat ve su karışımından oluşan sulama suyuyla, haftada 2 kez bir başka sulama yapılmalıdır.(Bu iki değişik sulama bitkinin normal sulamasına ek olarak gerçekleştirilmelidir.) Çok önemli işlemlerden biride saksıların temizlenmesidir; bitki çıkartılıp, toprak boşaltılır içine yeni toprak konulmadan önce saksı iyice yıkanır ve mikroptan arındırılır.

Sonbahar yağmurları ile toprak işleme tavına gelir, ekim dikim yapılmasa bile toprağın kışı işlenmiş olarak geçirmesi yararlı olur.

Sonbahar hatta ilkbaharda dikilecek fidanların yerlerinin hazırlanması faydalı olur.

Sonbahar dikimlerinin erken yapılmasında fayda vardır. Kış öncesinde dikilen fidanlar köklerini çalıştıracak zaman bulabilirseler kış şartlarına daha mukavim olacaklardır. Bu arada topraksız fidanların Kasım ayında dikilmesi gerektiğini unutmayınız. Özellikle boylu ve dallı fidanların dikim sonrasında rüzgardan etkilenmelerini önlemek için fidan gövdesine zarar vermeden gergi yapmak gereklidir. KIşlık çiçek fidelerini ve baharda açan soğanlı çiçekler dikilebilir. Büyük ağaç nakilleri gerçekleştirilebilir.

Baharda dikilen soğanlı çiçeklerin soğanları bu ayda, özellikle kuru havalarda sökülür. Kuru ve havadar yerlerde saklanır.

EKİM


Bahçenin durumuna göre yapmak istediğiniz işlere göre krizma (derin işleme), belleme, çapa veya fidan çukuru açılması gibi her türlü toprak işlemesi için Ekim ayı ideal aydır. Toprak işlenmeden önce orgnik gübre verilmesi ideal olur.
Kökleri kap içerisinde topraklı her türlü fidan dikimi yapılabilir. Yine kışlık çiçek fidelerinin, baharda açan lale, sümbül, nergis gibi soğanlı çiçeklerin dikimine devam edilir. Adonis, gündüzsefsı, kahkahaçiçeği, kazayağı, kuşotu, floks ekilebilir.

Sardunyalardan çelik alınarak üretimleri yapılabilir, baharda dikilmiş soğan ve yumrulu bitkiler ilk donlardan önce sökülmelidir; (begonya, yıldız, kına, glayör vb.)

Çok yıllık otsu bitkilerin ve ğaççıkların saksılarındaki toğrğın yüzey bölümü yenilenip, yerine yeni, gübreli toprak konur. Küme halinde yada tırmanıcı özellikte yeni ağaççıklr dikilir.

En narin bitkilerin toprak yüzeyleri turba yada ambalajlarda yararlanılan saman kullanılarak kaplanmaya başlanır; daha az dayanıklı bitkiler balkonun en havadar ve güneş alan bölümünde toplanır.

KASIM


Hava ve toprak koşulları uygun olduğu sürece her türlü toprak işleri yapılır. Kış öncesinde yabansı otların ayıklanması ve bitki diplerinin kabartılması uygun olur, ayrıca kök diplerin torf, yaprak çürüntüsü kompost, v organik gübre ile örtülmesi kış şartlarına hazırlık açısından yararlı olur.
Gerek kökleri kap içerisinde topraklı, gereks çıplak köklü fidanların dikimi için bu ay idealdir. Dikimler toprak kar ve don yüzünden işlenmez hale gelincey kadar sürdürülebilir.

Bu ay dikim ayı olduğu kadar budama ayıdır da. Sonbahar budaması özellikle çiçeklerini baharda meydana getirdikleri sürgünler üzerinde veren ağaççık ve süs çalıları için önemlidir.

Güllerde budama, dal ve sürgünlerin yarı yerinden kesilmesiyle yapılırken diğer bitkilerde budama şekli, bitkinin cins ve ihtiyacına göre ayarlanmalıdır. Bu dönemde budanan dal ve sürgünlerin uçları kışın donabilir. O zaman bu ölü uçların baharda yeniden kesilmesi gerekir

 

 

 

Copyright ©2006  Güldem KALKANCI