|
Evde bitlikleri nereye
koymalıyız ?
Evinizin içerisinde her nokta bitki yetiştirmek, onları
başarılı bir şekilde büyütmek için uygun değildir. Seçilen yerin
bitkinin belirli temel ihtiyaçlarını karşılaması gerekir, bitkinin
yerleştirildiği yer bitkiler için gerekli ışığı almalı yeterli nem ve
uygun sıcaklık sağlanmalıdır. Işık, nem ve sıcaklık başarılı bitki
yetiştirmenin üç önemli faktörüdür. Bitkileri ev içerisinde
koyacağınız yere karar verirken bu faktörleri daima dikkate
almalısınız.
Daima hatırımızda tutacağımız noktalardan birisi de bitkiler pencereye
çok yakın kondukları taktirde uzun süre direkt güneş ışığına maruz
kalmalarıdır. Bitkilerin büyük bir bölümü doğrudan güneş ışığını
sevmezler. Bitkilerle ilgili diğer bir problem de bitkilerin
pencerelerin çok yakınına konulduğunda ortaya çıkar. Özellikle kışın
dış ve iç sıcaklık arasındaki fark şaşırtıcı derecede büyüktür.
Bitkinin bir tarafı odanın ılımlı havasından yararlanırken diğer
tarafı camdan geçip gelen soğuk havanın etkisine maruz kalacaktır.
Bitkilerin zarar görmesine neden olacak derecede uzun süre pencerelere
dayanmasına dikkat edilmelidir.
Işık
Günümüzde salon bitkileri çoğunlukla seralarda yetiştirilir. Ancak bu
konu sözü edilen bitkilerin gelişme alışkanlıklarının değişmesi olarak
düşünülmemelidir. Bitkilerin doğal çevrelerinde ışığa gereksinimleri
olduğu için salon bitkilerine uygun miktarda ışık sağlanması gerekir.
Bitkilerin gerektiği şekilde gelişme ve büyümeleri için ışık çok
önemli bir faktördür. Söz konusu bitkiler çok karanlık bir yere
konulduğunda bitki sağlıklı görüntüsünü kaybeder. Oysa pencere
kenarına ya da yakınına konulduklarında sağlıklı geliştikleri görülür.
Açık renkli bir duvar karşısında bitkilerin daha iyi gelişmeleri ve
koyu renkli bir duvar karşısında ise kötüleşmesinin nedeni de budur.
Eğer çiçekler karanlık bir yere konulmak zorunda kalırsa bu sorun
yapay bir ışık kullanılarak çözümlenebilir. Yapay ışık uygulamada en
iyi yöntem florasan lambaların kullanılmasıdır. Bitkiler başka bir
odadan yansıtılmış ışık sağlanan bir yere konuldukları zaman daha iyi
gelişirler. Direkt ışık kaynağı almayan bir odada bile özenli bir
yönlendirme yapılabildiğinde bitkiler uygun bir gelişme sağlayabilecek
yeterli yansıtılmış ışığı alabilirler.
Sıcaklık
Evlerde yetiştirilen
salon bitkileri,seralardan gelmiş olsalar bile, bizim sahip
olduğumuzdan daima ılık iklim kökenlidir. Afrika menekşeleri ve çöl
kaktüsleri gibi bitkiler fazla sıcaklık isterler ve dışarıya bahçeye
konulduklarında yaşamlarını sürdüremezler. Sürekli ve sık sık
değişikliklerin olduğu yerler onlara zararlı olacaktır. Hol
radyatörlerinden sıcaklık uçup giderken ön kapı her zaman soğuk hava
akımlarına açıktır. Bu çeşit düzensiz sıcaklık değişiklikleri bitki
için zararlıdır. Yazın sıcaklık kışa göre 5-10°C daha fazla olmalıdır.
97-99. sayfalarda resimlerle açıklanan bitkiler için ideal sıcaklıklar
belirtilmiştir.
27-28°C (80°F)
Yüksek hava nen de salon bitkileri için maksimum sıcaklık
22-23°C (72°F)
Salon bitkilerinin büyük çoğunluğu için maksimum sıcaklık.
15-16°C (60°F)
Tropikal salon bitkiler için en düşük sıcaklık.
12-13°C (45°F)
Bilinen salon bitkileri için minimum sıcaklık.
5-10°C(36°F-42°F)
Dayanıklı salon bitkileri için kış sıcaklığı.
Nem
Bitkiler yetişme ve gelişmeleri için gereken besin maddelerini kökleri
vasıtasıyla emdikleri suyla birlikte alırlar. Saksıdaki toprak
nispeten. Steril musluk suyu ile sulanırsa kompostta bulunan besin
elementlerini alabilir. Bir süre sonra toprak fakirleşir veya besin
maddeleri süzülür gider. Bu nedenle bitkilere düzenli aralıklarla,
bitki bakım rehberinde belirtildiği gibi haftada bir ya da 15 günde
bir, suya ilave edilmiş bitki besini formunda ekstra besin maddesi
verilmesi gerekir.
Yarayışlı bitki besin maddelerinin çeşitli tipleri vardır. Bunlarla
birlikte daima kullanılma önerileri göz önünde tutulmalıdır.
Çok sayıda besin elementlerini içerdiği için yağmur suyu musluk
suyundan daha yararlıdır.
Bu nedenle, eğer mümkünse, yağmur suyunun bitkilere püskürtülmesi en
iyi yoldur. Bu yalnızca bitkilere yararlı olmakla kalmaz, aynı zamanda
kireçsiz olduğu için yapraklar üzerinde çirkinliğe neden olan beyaz
lekeleri de azaltır. Püskürtmeden kaynaklanan bu lekeler hoş değildir,
ancak sıvı, sprey formunda kullanılabilen yaprak parlatıcıları "Life
Shine" ile kolayca uzaklaştırılabilirler. Eğer sıvı for-mundaysa,madde
az miktarda suda çözülür ve bu solüsyonla yapraklar silinir.
Böylelikle yapraklar güzel ve sağlıklı bir parlaklık kazanırlar.
Püskürtme özellikle, kışın ısıtma sistemleri nedeniyle kurulaşan
atmosferde daha büyük önem taşır.
Bitkiler, yaprakları arasında iyi bir şekilde dağıtılmış buhar veya
suya ihtiyaç duyarlar. Fazla su zarara neden olabilir. Ancak bitki
spreyleriyle hafif bir yağmurlama kesinlikle herhangi bir zarar
meydana getirmez.
Uygun Su miktarı
Yeterince "nemli tutulması gerekir" sözü bitkinin su ihtiyacı
konusunda bir açıklık getirmemektedir. Bitkilerin su ihtiyacının ne
zaman ve ne kadar olacağını bilebilmek için tecrübe gerekmektedir.
Burada parmak uçlarınız zamanla tecrübe kazanacak ve ıslak (suyun
topraktan sızması), orta nemli ve kuru (parmağın nem hissetmemesi)
arasındaki farkı hissedecektir. Bu basit yöntemi uyguladığınız sürece
günden güne fark eden toprak neminin derecesini ölçer hale
gelebilirsiniz. Aynı zamanda saksının dibi ve altındaki tabağı da sık
sık kontrol edilmelidir. Saksının drenajı iyi yapılmalı su dipte
birikmemelidir.
Uygun Su çeşidi
Pek çok yerde musluk suyu iyi bir sulama suyu olamaz. İçindeki
kireçten ileri gelen sertlik fazla olursa Açelya, Ortanca, Orkide gibi
kirece duyarlı bitkiler bundan zarar görürler. Musluk suyunun
sertliği, basit yumuşatıcılarla düşürülebilir. Yumuşak su, yağmur
suyundan, buzdolabı defrost suyundan veya bazı su kaynaklarından
sağlanabilir. Sudan ileri gelen zararlı maddeler saksı toprağının
yüzünde toplanır. Her yıl saksı toprağının üst katmanını atıp, saksı
değiştirmek bitki için oldukça faydalıdır.
Suya batırarak sulama
Suya batırma sadece yazın ve iyi drenajlı saksılardaki geniş, çalı
tipli bitkilerde uygulanan bir metodudur. Uygun bir kabı veya mutfak
lavabosunun ılık su ile doldurulup bitkinin içine daldırılmasıdır. Bu
şekilde sulamada saksıdan kirli havanın atıldığını gösteren pek çok
hava kabarcığının çıktığı gözlenir. Yaklaşık 10 dakika sonra bitki
sudan çıkarılarak saksıdan hiç su süzülmeyinceye kadar yarım saat
kurutulur. Sonra pencere kenarına yerleştirilir. Taze hava su
süzüldükçe köklere doğru nüfus ederek, kökleri uyaracaktır.Bu istemin
yazın haftada bir yapılması bitkinin sağlıklı gelişebilmesi açısından
çok büyük önem taşır.
Tatiller
Tatile çıktığınızda evdeki bitkilerinizin bakımı nasıl olacaktır? Çoğu
kişinin karşılaştığı bir sorundur. Çiçekleri bırakıp iyi olmalarını
beklemek yeterli değildir. Birçok bitki yazın bahçeye çıkarılabilir.
Saksı kenarı toprağın altında kalacak biçimde toprağa sokulur. Böylece
saksıdaki toprağın kuruması önlenir. Bitkilerinizi evde bırakmak
zorunda iseniz, bitkilere birkaç hafta yetecek besinleri ve suyu
sağlayacak birçok buluştan yararlanabilirsiniz. Bir çeşit bitki kabı
olan ve su absorbe eden köpükten yapılmış bir buluş aynı zamanda besin
maddesi de içermektedir.
Eski usulde ise bitkiler banyo kenarına konur ve emici yün iplikler
vasıtasıyla her bitkiye yavaş fakat düzenli su sağlanır. Benzer bir
sistem, büyükçe bir kova ya da kase ile herhangi bir yere kurulabilir.
Bununla birlikte evde bulunulmadığı zamanlar bitkilerin doğrudan güneş
ışığı alan fazla ısıtılmış bir odada bulundurulmaması gerektiği
akıldan çıkarılmamalıdır.
Öneriler
Çakıl Üzerinde Çiçek Soğanı: Kasım-Aralık aylarında çiçek açan
Narcissus ve Hyacintus soğanları Eylül ayı sonunda çakıl taşları ile
hazırlanan dikim yerine yerleştirilir. Bu bir cam kase olursa bitkinin
köklenmesini izlemek mümkündür.
Yapraklar da kireç lekeleri: Buna çok miktarda kireçli su
püskürtülmesi neden olur. Ancak bu lekeler sprey ya da sıvı şekilde
bulunan yaprak parlatıcıları ile giderilebilir.
Yapraklanın temizliği: Süs bitkilerinin yaprakları üzerinde zamanla
tpz tabakaları oluşur. Bu tozlar yaprak gözeneklerinin kapanmasına
dolayısıyla solunuma engel oldukları için bitkinin yaşam
fonksiyonlarında aksamalar meydana gelir. Bu gibi sorunları ortadan
kaldırmak için yaprakların bir sünger yardımıyla oda ısısında olan
kireçsiz su ile temizlenmeleri gerekir.
Sabun ve Alkol: 24 gr sabun, 1 İt su ve 10 cc alkol karıştırılarak bir
eriyik elde edilir. Bu karışım evde kolayca hazırlanan etkili bir
ilaçtır. Bitkilerin öz sularını emerek yaprak kıvrılması ve şekil
bozukluğuna yol açan yaprak bitlerine karşı kullanılabilir.
Yer değişikliği: Bitkilerin sıkça yer değiştirmesi son derece
sakıncalıdır. Bitkileri yerleştirirken uzun süre kalabileceği yer
düşünülmelidir. Yaprakların ve tomurcukların dökülmesi gibi sakıncalar
yaratabilir.
Sulama: Soğuk su bitkilerde yaprak lekeleri, doku, kök çürükleri gibi
zararlar yapabilir. Sulama genellikle oda sıcaklığında kireçsiz su ile
yapılmalıdır.
Kirli saksılar: Bitki hastalık etmenlerinin uygun gelişme yerleridir.
Saksı ister plastik, ister toprak olsun boşaltıldığı zaman iyice
temizlenmelidir. İçinde soda bulunan sıcak su ile fırçalanmalı ve
durulanmalıdır.
Tırmanan bitkileri nasıl desteklemeli: Bazı tırmanıcı bitkiler duvar
üstünde sağlam bir pençeye sahiptirler. Bazı türlerin tırmanabilmesi
için yardım gereklidir. Bu yardım, duvara vida monte edilip
sürgünlerin ince teller yardımıyla bunlara tutturulması suretiyle
olabilir. Duvara tel gerebilir, ağaç direkler koyabilirsiniz. Ancak
yapılan düzenlemede bitkinin yeterli ışık alması gerektiği
unutulmamalıdır.
Başka destek çeşitleri: Bazı küçük bitkiler, saksıya demir çember
monte edilip bununla desteklenirler. Stephanotis, Ho-ya carnosa gibi
ince sürgün veren bitkiler için demir çember son derece uygundur.
Fakat Philo-dendron, daha büyük bir destek ister. Bu tür bitkilerin
desteklenmesinde; üzeri yosun veya sünger kaplı plastik bir boru
kullanılabilir. Yosunlar, boruya naylon ipler ile bağlanmalı, zaman
zaman da ıslatılmalıdır. Böylece bitkinin hava kökleri yosunlar
arasına girip desteğe tutunacaklardır.
Saksı değiştirme
Belirli kurallara dikkat edildiği sürece saksı değiştirmek zor
değildir.
Saksı değiştirmede dikkat edilecek hususlardan biri bitkinin
fizyolojik durumu ile ilgilidir. Büyümenin gözle görünür yavaşlaması,
bitki renginde solgunluk (hastalık haricinde) köklerin saksının
deliklerinden çıkması gibi. Diğer önemli bir husus da, değiştirilecek
saksılarla ilgilidir. Eğer saksı yeni ise kullanılmadan önce kireçsiz
suda 24 saat bekletilmeli suyu tamamen emmesi sağlanmalıdır. Bu kural
toprak saksı için geçerlidir. Eski saksılar ise içi ve dışı su altında
iyice fırça ile temizlendikten sonra kullanılmalıdır. Temel
kurallardan birisi de saksı drenajının iyi olmasıdır. Suyun saksının
dip kısmında birikmesi köklerde çürümeye yol açacaktır. Ancak kırık
saksı parçalarıyla yapılan basit bir drenaj (suyun akışının
düzenlenmesi) çıkabilecek problemleri ortadan kaldıracaktır.
Değiştirme işlemine gelince; Değiştirilecek saksıdaki bitki toprak
yüzeyinden sol elin yüzük parmağı ile işaret parmağı arasına alınır,
saksı sağlamca tutularak ters çevrilir. Saksının bir kenarı hafifçe
sert bir yere vurularak bitkinin serbestçe saksıdan çıkması sağlanır.
Yeni saksının dip kısmındaki su akıtma deliğinin üzerine birkaç saksı
kırığı konduktan sonra üzerine 3 cm kadar taze toprak konur, bitkinin
köklerinden, eski toprak silkelendikten sonra saksının ortasına
gelecek şekilde oturtulur. Kalan boşluk taze toprakla saksının üst
düzeyinde 1-2 cm boşluk kalacak şekilde doldurulup sert bir yere
vurularak toprağın sıkışması sağlanmalıdır. Değiştirme işlemi
bittikten sonra toprak tümüyle nemli duruma gelinceye değin su verilir
ve güneş ışığı almayan aydınlık, ılık bir yere yerleştirilerek
köklerin yeni ortamlarına uymaları sağlanır.
Saksı toprağının değiştirilmesi gibi gevşetilme yoluyla
havalandırılması da önemlidir. Bu işlem için.uç kısmı hafif sivri
tahta çubuktan yararlanılabilir. Köklerin zarar görmemesine dikkat
edilmelidir.
Budama
Salon bitkilerinin çoğu, kış soyunca büyümelerini durdurur-ar.
Dinlenme devresi Şubat ayında sona erer ve yeni bir büyüme mevsimi
için uyanırlar. Gövdeleri odunsu yapıda ve fazla boylanma özelliğine
sahip olan salon bitkilerinin alt kısımlarından başlıyarak
dallanmalarını sağlamak için budama gereklidir. Bazı bitkiler çok uzun
olarak bazıları da enlemesine büyürler. Dikkatli bir budama sonucunda
doğal şekillerini yeniden kazanabilirler.Budama genellikle ilkbaharda
yapılır. Bazı bitkiler ise çiçekleri geçtikten sonra budanır.Büyüme
döneminde daha hızlı gelişen üst sürgünleri zayıflatmak için yumuşak
tepe sürgünleri alma ile yan dallarının daha iyi gelişmesi ve daha bol
çiçeklenmesi sağlanır. Aynı zamanda bitki üzerindeki açıp geçen
çiçekleri sapları ile birlikte kesilmeleri gerekir. Budama
kısımlarından aynı zamanda çelikte alınabilir. Doğru olarak yapıldığı
sürece bitkiye hiçbir zarar getirmeyeceği gibi devam eden büyümeye
daha iyi gelişme şansı verir. Budamada kullanılacak aletler keskin
olmalıdır. Aksi halde kapanmayan yaralar bitkiyi çürütüp ölmelerine
neden olacaktır.
Bonsai: Japon ve Çin adetlerinden olan bu kültürün en çarpıcı
özelliği; gelişimini tamamlamış, yapraklanması ve çiçeklen-mesi
bakımından büyük bir ağacın tüm özelliklerini taşıyan minyatür bir
modeli olmasıdır. Küçük görünüşünü koruyabilmek için zaman zaman
budama gereklidir. Aydınlık, serin bir ortamda bulundurulmalı su
püskürtülerek nemlendirilmelidir.
AYLARA GÖRE BAKIM
Bahçe ve çiçek bakımı; hergün, belirli zaman ve mevsimlerde ve
gerektikçe olarak sınıflandırılabilir. Söz konusu bakım tedbirleri
mevsim dönemleri içerisinde aylara bölerek anlatmadan önce, yurdumuzda
mevsimlerin bölgeler itibarı ile farklı zamanlarda başladığını ve
farklı seyrettiğinin unutulmaması gerekir. Bu nedenle bulunduğunuz
yerin iklim özelliklerini mutlaka gözönünde bulundurunuz.
OCAK
Kötü havalar boyunca, saksılardaki ve tahta sandıklardaki bitkiler
sulanmaz; ama soğukların daha ılımlı olduğu Ege ve Akdeniz yörelerinde
sıcaklık 10 derece, havada kuru olduğu zaman az miktarda sulama
yapılabilir.
Gül ağaççıklarının düzenli aralıklarla gözden geçirilmesi, güllerde
erken bir tomurcuklanma görülürse hemen budamaya başvurulması gerekir.
Tırmanıcı bitkilerin dolandıkları kafes biçiminde yapıları onarma
işlemine bu bitkilerin tomurcukları çıkmadan başlanmalıdır; bahçedeki
bu tür yapıların üstünde biriken kar temizlenir ve hem tırmanıcı
bitkilerin, hem taşıyıcı çatıların durumu gözden geçirilir. Genellikle
toprak yüzeyinde rüzgar, az sulama ve soğuk nedeniyle çok tehlikeli
bir kabuk oluşur; sık sık kırılıp yok edilmezse, bitki köküne zarar
vermesinin yanı sıra, çürümeye, hayvansal ve bitkisel asalakların
yayılmalarına yol açar.
ŞUBAT
Çiçek vermeyi kesen ağaççıklar ve yeniden çiçek veren gül fidanları
budanır. Ayın sonuna doğru lüksürlerin ilk budamaları yapılır. Yeniden
düzenlenecek alanlar bellenir. Camlı bölmelerde yıllık otsu bitkiler
ekilir; floks, mavi sukeneviri, petunya, hintgülü, menekşe, zinya,
aslanağzı,vb. Özel bir ekme bölümü yoksa bu işlem Mart-Nisan aylarında
yapılmalıdır.
Çim alanlarda kış gübrelemesi önceki aylarda yapılmadıysa bu ay
yapılmalıdır.
Şubat ayı, balkonu düzenlemeye başlamak, konuma elverişli bitkileri
seçmek için en uygun aydır. Evde camlı bölmelerde yada üstü kapalı
sandıklarda bitki yetiştiriliyorsa, tehlikeli olabilecek oranda nem
birikmesini önlemek ve bitkilerin solumalarını sağlamak için cam ve
kapakları sık sık açılmalıdır: Bu işlem gündüzleri yapılmalı ve cam
ile kapakların açılmaları, bir saatten çok sürmemelidir. Güller Ocak
ayında budanmamışsa budama bu ay yapılmalıdır.
MART
Kış aylarında bitkileri korumak için toprağa serilen saman, turba,
bitki yaprağı, vb.'den oluşan örtüler son kez
yenilenmelidir.Sonbaharda yada kış boyunca tohum olarak ekilen
bitkilerin yerlerine dikilmesine de Mart ayında başlanır. Tırmanıcı
bitkilerin sarıldıkları yerlerdeki bağlar, bağlantı yerleri elden
geçirilir. Ayın sonuna doğru sardunyaların ve öbür çok yıllık
bitkilerin saksıları bol gübreli yeni çürük toprağı kullanılarak
değiştirilir. Bitkiler don olayından zarar görmüşlerse yenilenirler.
Morsalkım bitkisi budanır. Mart ayında fazla nemini kaybetmeye
başlayan toprağın tava gelmesi ile üzerinde her türlü derin işleme
veya çapa işlemi yapılabilir. Bitkilerin yıllık gübre ihtiyacının ilk
yarısı bu dönemden itibaren Nisan sonuna kadar verilmelidir.
Kullanılacak organik gübrenin yanında metrekareye 30 gr. gelecek
şekilde yapay kompoze gübrenin toprağa saçılıp hafif bir çapa ile
toprakla karışmasını sağlamak ve sulamak, verilecek organik gübrenin
besince takviye edilmesi açısından faydalı olacaktır
NİSAN
En son gül fideleri yerlerine dikilir. Çiçek açan yada güzel yapraklı
ağaççıkların dikimine başlanır. Bir havuza yada akvaryuma su altında
yaşayan bitkilerin (nilüfer,su sümbülü) yerleştirilmelerine geçilir.
Yaz aylarında çiçek açan yıllık bitkiler (Petunya, mine, ninya,
karanfil, camgüzeli, godetya,, vb.) tahta sandıklara ekilir.
Çok yıllık otsu bitkiler ( gündüzsefası, aslanağzı, anbrietia,
dimorphoteca, ayçiçeği,vb.) dikilir. Glayörün, soğanlı begonyanın,
yıldızçiçeğinin, soğanları toprağa gömülür.
Çiçeklenmeleri yeni bitmiş tırmanıcı bitkilerin ve ağaççıkların
budanmasına başlanır. Asalaklara karşı ve çiçekleri korumaya yönelik
ilaçlama uygulanır. (Özellikle güllerde bu ay; küllenme mantar
hastalığı başgösterebilir; tomurcukları ve yeni yaprakları saran bu
mantar, boru biçimine getirerek yaprakların solmalarına yol açar.
Tohum ekilen yetiştirme sandıklarının yada nazik bitki türlerinin
bulunduğu saksıların üstleri, gölgelenmelerini sağlayacak bir üst örtü
ile kaplanır. Gölgeleme örtüsü saydam muşambadan yapılır
Bu aydan başlayarak sıcaklık ve kuraklığa duyarlı türlerde, saksı
toprağının üstleri bir tabaka turbayla kaplanır ve bu bitkilerin
sulanması azaltılır.
MAYIS
İlk baharda ekilen soğanların (sümbül, lale,
nergis, safran) yıllık otsu bitkilerin ve çiçek veren çok yıllık
bitkilerin (çuhaçiçeği, papatya, menekşe, unutmabeni, cerastium) çiçek
vermesi biter. Ağaçsıların ( horçiçeği, kiraz, rodedondron, açelya
vb.) çiçek vermeleri de sona ererve yeşillikle kaplanırlar ; güller
çiçek açmaya başlar. Balkona sardunya,ağaçminesi gibi bitkilerin
yanına çiçek veren yada yapraklı ağaçsılar ve tırmanıcı bitkilerde
yerleştirilebilir. Balkon çok güneş alıyorsa perde, hasır yada naylon
örtülerin uygun biçimde yerleştirilmesiyle ışığı kıran bir düzen
kurulmalıdır. Bitkinin yapısal özelliklerine, iklime, kullanılan saksı
ve toprak cinsine uygun bir sulama rejimi saptanmalıdır. Bitkilerin
aşırı güneşli saatlerde sulanmamaları, sulama suyunun soğuk olmaması
çok önemlidir.
Yeşeren soğanların bulunduğu yetiştirme sandıklarına yeni çiçeklerin
ekilmesinde iki yola başvurulur: Soğanlar yetiştirme sandıklarında
bırakılarak, ayrıca yeni tohumlar ekilir; soğanlar sandıktan alınıp
bir kenarda bekletilir ve sandıklara yeni çiçekler ekilir.
HAZİRAN
Tırmanıcı bitkilerin dalları, tırmandıkları yapıya rafya ipiyle
bağlanır. İlkbahar sonunda çiçek açan türlerin tohumları toplanmaya
başlanır. (Tohumlar güneşli günlerde güneş altında toplanmalı ve
kurumaları için gölgelik bir yerde gazete kağıdı üzerine
serilmelidir.)
Bitki çiçeklerinden elden geldiğince yararlanılmak isteniyorsa,
çiçeklerin taçları solmaya başladığında saplarının ortasından kesilir,
biçme denilen bu işlem hem otsu bitkilere, hemde ağaçsılara, hemde
yarıağaçsılara uygulanır ve başka goncalar oluşturacak çok sayıda yeni
tomurcuğun açmasını sağlar; ayrıca kokulu bitkilerde, tam çiçeklenme
dönemine girmelerini geciktirmek için taç goncaları oluşturması
açısından çok önemlidir.
TEMMUZ
Bitkilere verilen su artırılmalı ve asalakların oluşmamasına özen
gösterilmelidir. Asalak görüldüğünde hemen asalakları yok eden bir
ilaçla gerekli koruma önlemleri alınmalıdır; ilaçlamada en önemli
nokta, hangi ilacın hangi asalak için etkili olduğunun bilinmesidir.
Yaprakların alt yüzlerinde pas renginde toz halinde bir örümcek ağı
görülmesi, kırmızı örümcek bulunduğunu gösterir. Temmuz ayında
yapılması gereken önemli bir işlemde ayıklama işlemidir; (Kuru ve
sararmış yaprakların, küçük ve zayıf dalların, solmaya yüz tutan
taçların makasla kesilerek temizlenmesi). Güllerde , aşılı ağaççık ve
süs çalılarında dipten çıkan ybani sürgünlerin kesilmesi gereklidir.
Ayrıca geçen çiçeklerin temizlenmesine devam edilir. Bu iş güllerde
geçen çiçekten sonraki ilk sağlıklı yaprağın üzerinden kesmek
suretiyle yapılır.
Yıldız çiçeklerindeki ikinci goncalr kesilip, yalnızca ilk açan ana
goncalar bırakılır. (Böylece taçlar daha büyük olacaklardır.)
Temmuz ayı ; ayrıca ağaççıkların daldırma dalı yada dallandırma çubuğu
yöntemi ile çoğaltılmalarına en uygun aydır. Leyalak ve güllerde
gözaşısı ile üretim zamanıdır.
Yaz boyunca çiçek açan ağaççık ve çalı fomlu bitkilere, yazlık
çiçeklere, özellikle güllere besin takviyesi yapılmalıdır. Çiçeklenme
dönemi sonunda gübreleme işlemine son verilmelidir.
AĞUSTOS
Ağustos ayında yazlık çiçekler, balkon, teras ve saksılarda bulunan
çiçekler dışında gübreleme işlemi son ermiştir. Ön hazırlığı yapılmış
ağaç nakilleri bu ayın ikinci yarısından itibaren
gerçekleştirilebilir.
Çimler hergün sulanıp haftada birkez kesilir: ay boyunca iki kez "sarı
lekelerin" oluşmalarına karşı özel maddeler kullanılarak mikroptan
arındırılır.
Nilüfer vb. bitkilerin bulundukları havuzlar eski yaprakların ve solan
çiçeklerin çürüyüp suyu zehirlemelerini önlemek için düzenli bir
biçimde temizlenir.
Yeşil ağaççık ve çalı formlu bitkilerin ikinci budaması bu ayın
yarısından itibaren başlanarak yapılır. Çit bitkilerininde budaması
yapılmalıdır. Bu bitkilerin her tarafının ışıktan yararlanabilmesi
için yukarıdan aşağıya doğru genişleyen bir budama yapılmalıdır.
Ağustos sonu ile Eylül sonu arası durgun gözaşısı zamanıdır.
Bu ay içerisinde Eylülde çim ekilecek alanların toprak hazırlığı
yapılır. Sulama, biçim, yabani ot ayıklama,ilaçlama vb. işlemlere
devam edilir.
Asalaklar bulunup bulunmadığını, toprak yüzeyinin kireç bağlayıp (kefekilenme)
bağlamadığı sürekli izlenmelidir. Soğanlı bitkilerin, otsu bitkilerin
ve ağaçların dipleri özenle temizlenmeli, diş aralıkları dar küçük bir
el tırmığı kullanarak çürük toprağı kaplayan kireç tabakası sık sık
alınmalıdır.
Ayın 10-15 ine doğru yeni güllerin " dinlenmeye alınması" na, yani yaz
budamasının yapılıp, aynı zamanda sulamanın bir süre için kesilmesine
başlanır. Böylece, gül fidanlarının normal gelişmeleri durdurulur ve
dinlenme boyunca bitkiler, sonraki çiçek verme dönemi için besin ve
güç biriktirirler. Sonra, bitkinin hem yaprakları, hem toprağı bolca
sulanır, geceleri çiy olan bölgelerde, bitkiler gün battıktan sonra
sulanmamalıdır.
EYLÜL
Ağustos ayında tatile çıkılmış ve bitkiler susuzluktan
etkilenmişlerse, budanmalıdırlar. Budamadan sonra, bahçe sopasıyla
toprağın sert ve tıkız tabakası kaldırılarak bitki iyice beslenip,
bolca sulanmalı, sonrada organik yada mineral gübreyle
gübrelenmelidir.
Bitkinin yeni bir çiçek verme dönemine girmesi istendiğinde, bolca
budanmalı, yaprakları her 5 günde bir üçkez ıslatılmalı, yapraklar
ıslatılırken suyun içerisine hormon uyarıcı bir madde koyulmalı,
haftada iki kez kökten yapılan sulamada flor bazlı bir madde
kullanılmalı, arkadan hemen demir sülfat ve su karışımından oluşan
sulama suyuyla, haftada 2 kez bir başka sulama yapılmalıdır.(Bu iki
değişik sulama bitkinin normal sulamasına ek olarak
gerçekleştirilmelidir.) Çok önemli işlemlerden biride saksıların
temizlenmesidir; bitki çıkartılıp, toprak boşaltılır içine yeni toprak
konulmadan önce saksı iyice yıkanır ve mikroptan arındırılır.
Sonbahar yağmurları ile toprak işleme tavına gelir, ekim dikim
yapılmasa bile toprağın kışı işlenmiş olarak geçirmesi yararlı olur.
Sonbahar hatta ilkbaharda dikilecek fidanların yerlerinin hazırlanması
faydalı olur.
Sonbahar dikimlerinin erken yapılmasında fayda vardır. Kış öncesinde
dikilen fidanlar köklerini çalıştıracak zaman bulabilirseler kış
şartlarına daha mukavim olacaklardır. Bu arada topraksız fidanların
Kasım ayında dikilmesi gerektiğini unutmayınız. Özellikle boylu ve
dallı fidanların dikim sonrasında rüzgardan etkilenmelerini önlemek
için fidan gövdesine zarar vermeden gergi yapmak gereklidir. KIşlık
çiçek fidelerini ve baharda açan soğanlı çiçekler dikilebilir. Büyük
ağaç nakilleri gerçekleştirilebilir.
Baharda dikilen soğanlı çiçeklerin soğanları bu ayda, özellikle kuru
havalarda sökülür. Kuru ve havadar yerlerde saklanır.
EKİM
Bahçenin durumuna göre yapmak istediğiniz işlere göre krizma (derin
işleme), belleme, çapa veya fidan çukuru açılması gibi her türlü
toprak işlemesi için Ekim ayı ideal aydır. Toprak işlenmeden önce
orgnik gübre verilmesi ideal olur.
Kökleri kap içerisinde topraklı her türlü fidan dikimi yapılabilir.
Yine kışlık çiçek fidelerinin, baharda açan lale, sümbül, nergis gibi
soğanlı çiçeklerin dikimine devam edilir. Adonis, gündüzsefsı,
kahkahaçiçeği, kazayağı, kuşotu, floks ekilebilir.
Sardunyalardan çelik alınarak üretimleri yapılabilir, baharda dikilmiş
soğan ve yumrulu bitkiler ilk donlardan önce sökülmelidir; (begonya,
yıldız, kına, glayör vb.)
Çok yıllık otsu bitkilerin ve ğaççıkların saksılarındaki toğrğın yüzey
bölümü yenilenip, yerine yeni, gübreli toprak konur. Küme halinde yada
tırmanıcı özellikte yeni ağaççıklr dikilir.
En narin bitkilerin toprak yüzeyleri turba yada ambalajlarda
yararlanılan saman kullanılarak kaplanmaya başlanır; daha az dayanıklı
bitkiler balkonun en havadar ve güneş alan bölümünde toplanır.
KASIM
Hava ve toprak koşulları uygun olduğu sürece her türlü toprak işleri
yapılır. Kış öncesinde yabansı otların ayıklanması ve bitki diplerinin
kabartılması uygun olur, ayrıca kök diplerin torf, yaprak çürüntüsü
kompost, v organik gübre ile örtülmesi kış şartlarına hazırlık
açısından yararlı olur.
Gerek kökleri kap içerisinde topraklı, gereks çıplak köklü fidanların
dikimi için bu ay idealdir. Dikimler toprak kar ve don yüzünden
işlenmez hale gelincey kadar sürdürülebilir.
Bu ay dikim ayı olduğu kadar budama ayıdır da. Sonbahar budaması
özellikle çiçeklerini baharda meydana getirdikleri sürgünler üzerinde
veren ağaççık ve süs çalıları için önemlidir.
Güllerde budama, dal ve sürgünlerin yarı yerinden kesilmesiyle
yapılırken diğer bitkilerde budama şekli, bitkinin cins ve ihtiyacına
göre ayarlanmalıdır. Bu dönemde budanan dal ve sürgünlerin uçları
kışın donabilir. O zaman bu ölü uçların baharda yeniden kesilmesi
gerekir
|